Yerel Yönetimlerde Festival, Konser ve Kültür-Sanat Harcamaları ile Tasarruf Tedbirleri
- 27.06.2026
ÖZET:
Belediyelerin festival, konser, şenlik, fuar, tanıtım, yöresel ürün, turizm ve kültür-sanat etkinlikleri için yaptığı harcamalar; mahalli müşterek ihtiyaçların karşılanması görevi ile kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun kullanılması yükümlülüğü arasında hassas bir denge alanı oluşturmaktadır. 2020-2026 dönemi bu bakımdan ayrı önem taşımaktadır. 2020-2021 yıllarında salgın şartları nedeniyle kitlesel etkinlikler sınırlanmış; 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi yürürlüğe girmiş; 2022 sonrası normalleşme ve yüksek enflasyon organizasyon maliyetlerini artırmış; 17.05.2024 tarihli ve 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ise daha kapsamlı, izlemeye ve sorumluluğa dayalı yeni bir tasarruf sistemi oluşturmuştur.
Bu çalışmanın temel sonucu şudur: Belediyeler, mahalli müşterek nitelikteki kültürel, sanatsal, turistik, tanıtımsal ve sosyal ihtiyaçları karşılamak üzere festival ve konser düzenleyebilir. Ancak bu yetki sınırsız bir harcama serbestisi değildir. Her harcamanın belediye görev alanı içinde kalması, stratejik plan ve performans programıyla ilişkilendirilmesi, bütçede ödeneğinin bulunması, doğru bütçe tertibinden yapılması, ihale ve sözleşme mevzuatına uygun yürütülmesi, rayiç bedel ve rekabet yönünden belgelenmesi, 2024/7 sayılı Genelge ile getirilen tasarruf hükümleriyle bağdaşması, hediye/ikram/protokol ağırlama gibi sınırlanan giderlerden ayrıştırılması ve etkinlik sonunda ölçülebilir kamu yararının ortaya konulması gerekir.
Festivalin kültürel hizmet niteliği, usulsüz harcamayı meşrulaştırmaz. Buna karşılık harcamanın yüksek tutarlı olması da tek başına kamu zararı veya suç isnadı için yeterli değildir. Denetimde belirleyici olan; mahalli müşterek ihtiyaç bağı, bütçe ve ödenek uygunluğu, alım yöntemi, piyasa rayici, sözleşme ve kabul işlemleri, tasarruf tedbirlerine uygunluk, edimin gerçekten alınıp alınmadığı ve kamu yararının denetlenebilir şekilde belgelenmesidir.
Anahtar kelimeler: belediye, festival harcaması, konser, tasarruf tedbirleri, 2024/7 Genelge, 5018, 5393, 5216, 4734, 4735, 5237, doğrudan temin, pazarlık usulü, Sayıştay, kamu zararı, mahalli müşterek ihtiyaç.
I-GİRİŞ:
SORUN FESTİVAL YAPILIP YAPILAMAYACAĞI DEĞİL, KAMU KAYNAĞININ HANGİ HUKUKİ VE MALİ SİSTEMLE KULLANILDIĞIDIR
Belediyelerde festival ve konser harcamaları çoğu zaman kamuoyunda yalnızca yüksek tutarlı sanatçı kaşeleri veya organizasyon bedelleri üzerinden tartışılmaktadır. Oysa denetim hukuku bakımından sorun yalnızca tutarın yüksekliği değildir. Asıl mesele; belediyenin bu etkinliği hangi kamu hizmeti amacıyla yaptığı, harcamayı hangi kanuni dayanağa bağladığı, alım usulünü nasıl belirlediği, yaklaşık maliyet ve piyasa rayicini nasıl tespit ettiği, rekabeti nasıl sağladığı, tasarruf tedbirlerine nasıl uyduğu, sözleşme ve kabul işlemlerini nasıl yönettiği ve etkinlik sonunda ne tür ölçülebilir kamu yararı sağladığıdır.
Bu nedenle iki uç yaklaşımdan kaçınmak gerekir. Birinci yaklaşım, tasarruf tedbirleri nedeniyle belediyelerin hiçbir şartta festival veya konser düzenleyemeyeceğini ileri sürmektedir. Bu görüş, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile belediyelere verilen kültür, sanat, turizm, tanıtım, gençlik, spor ve sosyal hizmet görevleriyle bağdaşmaz. İkinci yaklaşım ise belediyelerin kültürel hizmet yetkisini sınırsız ve denetimsiz bir harcama alanı gibi görmektedir. Bu görüş de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun etkili, ekonomik ve verimli kaynak kullanımı; hesap verebilirlik ve mali saydamlık ilkeleri ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenirlik ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleriyle bağdaşmaz.
Doğru hukuki yaklaşım şudur: Belediye festival yapabilir; ancak belediye festival harcaması, bir özel hukuk kişisinin ticari tanıtım veya sponsorluk harcaması gibi değerlendirilemez. Belediye açısından her ödeme; görev, yetki, bütçe, ödenek, harcama talimatı, ihale veya temin yöntemi, sözleşme, muayene-kabul, hakediş, ödeme emri, muhasebe, iç kontrol, tasarruf tedbirleri, Sayıştay denetimi ve gerektiğinde ceza hukuku sorumluluğu zinciri içinde incelenir. Bu zincirin herhangi bir halkasında tespit edilen eksiklik, etkinliğin kültürel nitelikte olmasına rağmen idari, mali, disiplin veya ceza hukuku yönünden sorumluluk doğurabilir.
II-2020-2026 DÖNEMİNİN GENEL GÖRÜNÜMÜ :
A-2020-2021: Salgın koşulları, sınırlı etkinlikler ve tasarruf hassasiyeti
2020 yılı, salgın koşulları nedeniyle yerel yönetimlerin kitlesel etkinliklerini sınırladığı veya iptal ettiği bir dönem olmuştur. Bu dönemde belediyelerin öncelikleri sosyal yardım, hijyen, temizlik, sağlık tedbirleri, uzaktan hizmet ve temel belediye hizmetlerinin sürdürülmesi etrafında yoğunlaşmıştır. Festival ve konser harcamaları bakımından 2020 yılı daha çok erteleme, iptal, sınırlı çevrim içi etkinlik ve acil sosyal destek hizmetleri dönemi olarak değerlendirilmelidir.
2021 yılında kademeli normalleşme başlamış; bazı belediyeler geleneksel etkinliklerini yeniden düzenlemeye yönelmiştir. Ancak 30.06.2021 tarihli ve 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi, kamu harcamalarında tasarruf ve disiplin vurgusunu güçlendirmiştir. Bu Genelge, 17.05.2024 tarihli ve 2024/7 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 2021-2024 arası işlemler bakımından tarihsel ve denetimsel önemini korumaktadır.
B-2022-2023: Normalleşme, enflasyon ve yüksek tutarlı organizasyonlar
2022 yılından itibaren salgın sonrası sosyal hayatın canlanmasıyla birlikte belediyelerin kültür-sanat etkinlikleri, konserleri, yöresel festivalleri, gastronomi festivalleri, film festivalleri ve tanıtım organizasyonları yeniden artmıştır. Aynı dönemde yüksek enflasyon, hizmet maliyetleri, sahne-teknik ekipman, ulaşım, konaklama ve sanatçı ücretlerindeki nominal artışlar organizasyon giderlerini yükseltmiştir. Bu artış, harcamanın kendiliğinden hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez; ancak yaklaşık maliyet, piyasa fiyat araştırması, rekabet, sözleşme yönetimi ve etkinlik sonucu bakımından daha sıkı denetimi zorunlu kılar.
Sayıştayın 2021 ve 2023 yılı belediye denetim raporlarında yer alan örnekler; festival ve organizasyon harcamalarının yalnızca “kültürel etkinlik” başlığıyla geçiştirilemeyeceğini göstermektedir. Denetim raporlarında tasarruf genelgelerine aykırı etkinlik ve hediye alımları, yüksek tutarlı paket organizasyon ihaleleri, benzer iş kriterlerine uygun olmayan iş deneyimi belgeleri, iptal edilen veya ertelenen etkinliklere rağmen ödeme yapılması ve sözleşme sürecinin eksik yönetilmesi gibi risk alanları öne çıkmaktadır.
C-2024-2026: 2024/7 Genelgesi ve denetim baskısının artması
17.05.2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 2026 yılı itibarıyla güncel tasarruf sisteminin temel metnidir. Genelge, kamu kaynaklarının maksadına uygun ve azami tasarruf prensiplerine riayet edilerek kullanılmasını her kamu kurum ve kuruluşu ile görevlisi bakımından görev ve mecburiyet olarak nitelendirmiş; tedbirlerin izlenmesi, denetlenmesi, raporlanması ve aykırı hareket edenler hakkında gerekli yaptırımların uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
2025 ve 2026 yıllarında belediye festival ve konser harcamaları hem kamuoyunda hem denetim kurumları nezdinde daha görünür hale gelmiştir. Bununla birlikte basına yansıyan iddialar, tek başına hukuki ve mali sorumluluk tespiti için yeterli değildir. Sağlıklı değerlendirme; ihale işlem dosyası, yaklaşık maliyet cetveli, piyasa fiyat araştırması, ihale onayı, ihale komisyonu kararları, sözleşme, hakediş, muayene-kabul tutanakları, ödeme belgeleri, sponsor/bağış gelirleri, etkinlik sonrası raporlar, Sayıştay tespitleri ve gerektiğinde bilirkişi veya uzman görüşü üzerinden yapılmalıdır.
III-BELEDİYELERİN FESTİVAL VE KÜLTÜREL ETKİNLİK DÜZENLEME YETKİSİNİN MEVZUAT DAYANAĞI
A-Anayasal çerçeve ve mahalli müşterek ihtiyaç ölçütü
Anayasanın 127 nci maddesine göre mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan kamu tüzel kişileridir. Dolayısıyla belediyelerin her faaliyeti nihai olarak mahalli müşterek ihtiyaç kavramıyla ilişkilendirilebilmelidir. Festival, konser veya kültürel etkinlik de ancak beldenin sosyal, kültürel, ekonomik, turistik veya tanıtımsal ihtiyacına hizmet ettiği ölçüde belediye görevi kapsamında savunulabilir.
Bu nedenle festival harcamasının hukuki meşruiyeti, etkinliğin yalnızca eğlence veya görünürlük niteliğine değil; beldenin kültürel kimliğine, turizmine, yöresel ürün tanıtımına, sosyal bütünleşmesine, gençlik ve sanat politikalarına, yerel ekonomisine veya kamusal tanıtımına somut katkı sağlayıp sağlamadığına bağlıdır. Mahalli müşterek ihtiyaç bağı kurulamadığı veya dosyada açıklanamadığı durumda harcama, denetimde zayıf ve tartışmalı hale gelir.
B-5393 sayılı Belediye Kanunu
5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesi, belediyenin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor, sosyal hizmet ve yardım gibi hizmetleri yapabileceğini veya yaptırabileceğini düzenlemektedir. Aynı Kanunun 60 ıncı maddesinde sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler ile temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri belediye giderleri arasında sayılmıştır. Bu hükümler, festival ve kültürel etkinlik harcamalarının temel kanuni dayanağını oluşturur.
Ancak 5393 sayılı Kanunun verdiği görev ve gider yetkisi, usulsüz veya sınırsız harcama yetkisi değildir. Bir gider belediye giderleri arasında sayılmış olsa bile, harcamanın bütçe ödeneği içinde kalması, harcama talimatının hukuka uygun olması, alımın ihale veya temin mevzuatına uygun gerçekleştirilmesi, harcama belgelerinin tamamlanması, taşınır ve muhasebe kayıtlarının doğru tutulması ve harcama sonucunda kamu yararı bağlantısının kurulması gerekir.
C-5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu
Büyükşehir belediyeleri bakımından 5216 sayılı Kanunun 7 nci maddesi sosyal ve kültürel hizmet alanlarına; 24 üncü maddesi ise büyükşehir belediyesinin giderlerine ilişkin hükümler içermektedir. Büyükşehir belediyelerinin film festivali, gastronomi festivali, kültür festivali, gençlik etkinliği, fuar ve tanıtım organizasyonu düzenlemesi kural olarak mümkündür. Ancak büyükşehir ölçeğinde etkinliklerin bütçesi yüksek olabileceğinden, denetim riski de yükselir.
Büyükşehir belediyeleri bakımından ayrıca etkinliğin büyükşehir ölçeğinde gerçek bir kamu hizmeti niteliği taşıyıp taşımadığı, ilçe belediyeleriyle görev çakışması yaratıp yaratmadığı, sponsor ve özel sektör katkısının nasıl yönetildiği, belediye iştirakleri veya şirketleri üzerinden yapılan alımların ihale mevzuatını ve tasarruf tedbirlerini dolanma aracı haline getirilip getirilmediği incelenmelidir.
D-Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi
İçişleri Bakanlığının 25.04.1984 tarihli onayı ile yürürlüğe konulan Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi, belediye bütçesinden yapılacak temsil, ağırlama ve tören giderlerinin sarf esaslarını düzenlemektedir. Yönergenin 9 uncu maddesinde festival ve fuarlar tören giderleri arasında sayılmıştır. Bu hüküm, festival ve fuarların belediye bütçesinden karşılanabileceğini gösteren önemli bir dayanak olmakla birlikte, tek başına sınırsız harcama yetkisi doğurmaz.
Yönergeye dayanılarak yapılacak harcamalarda belediye başkanına tanınan takdir yetkisi; kamu yararı, hizmet gerekleri, ölçülülük, bütçe ödeneği, tasarruf tedbirleri ve mevzuata uygunluk sınırları içinde kullanılmalıdır. 2024/7 sayılı Genelge döneminde Yönergeye dayanılarak hediye, yemek, gezi, lüks ağırlama veya ölçüsüz protokol kalemlerinin otomatik biçimde meşrulaştırılması mümkün değildir. Yönerge, “harcama yapılabilir” alanını gösterir; her somut harcama için zorunluluk, ölçülülük ve belge düzeni şartını ortadan kaldırmaz.
IV-5018 SAYILI KANUN BAKIMINDAN MALİ SORUMLULUK, KAMU ZARARI VE HESAP VEREBİLİRLİK
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını; hesap verebilirliği ve mali saydamlığı kamu mali yönetiminin temel ilkeleri haline getirmiştir. Bu ilkeler festival harcamaları bakımından soyut etik tavsiyeler değil, harcama sürecini yönlendiren hukuki ölçütlerdir.
Kanunun 8 inci maddesi uyarınca her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur. Festival harcamalarında belediye başkanı, üst yönetici sıfatıyla; harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, ihale komisyonu, piyasa fiyat araştırması görevlileri, muayene ve kabul komisyonu, kontrol teşkilatı, muhasebe yetkilisi ve diğer görevliler kendi görev alanları yönünden sorumluluk taşır.
5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri bakımından harcama talimatı ve gerçekleştirme işlemleri; hizmet gerekçesi, ödenek, tertip, ihale veya temin usulü, sözleşme, edimin ifası ve ödeme belgeleriyle birlikte kurulmalıdır. Harcama yetkilisinin “başkan talimatı”, “geleneksel festival” veya “kamuoyu beklentisi” gibi genel ifadeleri tek başına yeterli değildir. Harcama dosyası, denetleyenin üçüncü kişi olarak bakması halinde dahi harcamanın neden, hangi kapsamda, hangi usulle ve hangi kamu yararı amacıyla yapıldığını gösterebilmelidir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi bakımından her yüksek festival harcaması otomatik olarak kamu zararı değildir. Kamu zararından söz edilebilmesi için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel olunması veya eksilmeye neden olunması gerekir. Bu nedenle “festival pahalıdır” cümlesi tek başına kamu zararı tespiti için yeterli değildir. Ancak rayiç bedelin üzerinde ödeme yapılması, hizmet alınmadan ödeme yapılması, eksik veya ayıplı ifaya rağmen tam ödeme yapılması, sözleşme dışı ödeme yapılması, ihale usulünün hukuka aykırı seçilmesi, rekabetin daraltılması, aynı işin limit altında kalmak amacıyla bölünmesi veya tasarruf genelgesine aykırı hediye/ikram/protokol gideri yapılması halinde kamu zararı, idari sorumluluk veya disiplin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Kamu zararı değerlendirmesi ile ceza hukuku değerlendirmesi birbirine karıştırılmamalıdır. Kamu zararı, mali sorumluluk ve tazmin sistemiyle ilgili bir kavramdır. 5237 sayılı Kanunun 235 inci veya 236 ncı maddeleri kapsamında suç isnadı ise kanunda sayılan maddi ve manevi unsurların somut delillerle gerçekleşmesine bağlıdır. Denetim raporunda bu ayrım açık yapılmadığında, hem mali sorumluluk hem de ceza hukuku bakımından tartışmalı sonuçlar doğabilir.
V-2024/7 SAYILI CUMHURBAŞKANLIĞI TASARRUF TEDBİRLERİ GENELGESİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME:
A-Genelgenin kapsamı ve belediyeler bakımından bağlayıcılığı
2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 17.05.2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Genelge, kamu kaynaklarının maksadına uygun ve azami tasarruf prensipleriyle kullanılmasını her kamu kurum ve kuruluşu ile görevlisi için görev ve mecburiyet olarak tanımlamış; tedbirlerin uygulanmasının hassasiyetle takip edileceğini, denetleneceğini, raporlanacağını ve aykırı hareket edenler hakkında gerekli yaptırımların uygulanacağını belirtmiştir. Belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşlar, birlikler, müessese ve işletmeler bu kapsamın dışında değildir.
Genelge, belediyelerin kültürel hizmet görevini ortadan kaldırmamaktadır. Ancak belediyelerin kuruluş mevzuatında belirtilen faaliyet alanlarıyla doğrudan ilgili olmayan harcama veya taahhütte bulunmamasını, bütçe sınırlarının aşılmamasını, ihale şartname ve sözleşmelerine işin konusu ile ilgisiz araç, makine ve ekipman gibi unsurların dahil edilmemesini, ölçek ekonomisinden yararlanılmasını, taşıt, demirbaş, basın-yayın, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinde tasarruf sağlanmasını zorunlu kılar.
B-Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri bakımından doğrudan etki
2024/7 sayılı Genelgede “festival ve konser düzenlenemez” şeklinde açık ve mutlak bir hüküm bulunmamaktadır. Bununla birlikte Genelgenin temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerine ilişkin hükümleri festival ve organizasyon harcamalarını doğrudan etkiler. Genelgede temsil ve ağırlama ödeneklerinin zorunlu haller dışında kullanılmayacağı; uluslararası toplantılar ile milli bayramlar hariç açılış, konferans, seminer, yıl dönümü ve benzeri kutlama ve organizasyon faaliyetleri nedeniyle gezi, kokteyl, yemek ve benzeri davetler düzenlenmeyeceği, hediye verilmeyeceği ve diğer adlar altında ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle 2024/7 sayılı Genelge döneminde belediye festivali yapılacaksa, festivalin ana kültürel içeriği ile Genelge kapsamında yasaklanan veya sınırlandırılan yan giderler kesin biçimde ayrıştırılmalıdır. Sanatçı konseri, sahne/ses/ışık teknik hizmetleri, yöresel ürün tanıtımı, sergi, panel, kültürel gösteri veya halkın katılımına açık etkinlikler mahalli müşterek kültürel hizmet kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık protokol yemeği, hediye paketi, plaket/eşantiyon, lüks ikram, gezi, davet, gereksiz tanıtım materyali, kamu görevlileri veya davetliler için ölçüsüz ağırlama ve etkinlik konusu ile ilgisiz araç/ekipman temini tasarruf tedbirleri yönünden yüksek risk taşır.
C-Zorunluluk, izin ve uygun görüş ihtiyacı
Genelge döneminde festival harcamalarının denetime dayanıklı olabilmesi için idare, her harcama kalemi bakımından “zorunluluk”, “hizmetle doğrudan ilgililik”, “ölçülülük” ve “mahalli müşterek ihtiyaç” unsurlarını dosyada açıkça göstermelidir. Genelge kapsamındaki sınırlı alanlarda ilgili bakanlık, üst yönetici veya yetkili makam onayı gerektiren haller varsa, bu izin/uygun görüş mekanizması işletilmeden harcama yapılmamalıdır. Özellikle taşıt kiralama, hizmet alımı içinde işin konusu ile ilgisiz araç-ekipman istenmesi, tanıtım/ilan giderleri ve temsil-ağırlama niteliğindeki giderlerde Genelge hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.
Genelgeye aykırılık her durumda kendiliğinden kamu zararı anlamına gelmeyebilir. Ancak Genelgeye aykırı gider; mevzuata aykırı harcama talimatı, gereksiz veya ölçüsüz ödeme, rayiç bedelden yüksek harcama, edim karşılığı bulunmayan ödeme veya kamu hizmetiyle ilgisi kurulamayan gider niteliği kazanırsa kamu zararı, idari sorumluluk, disiplin sorumluluğu, Sayıştay bulgusu veya harcama sürecinin iptali riski doğurabilir.
VI-4734 VE 4735 SAYILI KANUNLAR BAKIMINDAN İHALE, TEMİN VE SÖZLEŞME YÖNETİMİ:
A-Festival organizasyonlarında temel ihale ilkeleri
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 5 inci maddesi uyarınca idareler; ihalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur. Aralarında kabul edilebilir doğal bağlantı bulunmadıkça mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri bir arada ihale edilemez. Açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir; pazarlık usulü istisnai ihale usulü, doğrudan temin ise Kanunun 22 nci maddesinde düzenlenen istisnai ihtiyaç temin yöntemidir.
Festival harcamalarında en önemli ihale riski, işin mahiyetinin doğru tanımlanmamasıdır. Bir festival dosyasında sanatçı kaşe bedeli, sanatçı temsil/menajerlik hizmeti, sahne kurulumu, ses ve ışık sistemi, led ekran, alan süsleme, güvenlik, temizlik, ulaşım, konaklama, reklam-tanıtım, basılı materyal, hediyelik eşya ve ikram kalemleri aynı dosya içinde yer alabilir. Bu kalemlerin tamamı aynı piyasa aktörleri tarafından sağlanmadığından, gereksiz paketleme rekabeti sınırlayabilir. Tersine, tek bir ihtiyacın parasal limitlerin altında kalmak amacıyla yapay biçimde bölünmesi de Kanunun temel ilkelerine aykırıdır.
B-2026 yılı parasal limitleri ve 62/(ı) kontrolü
01.02.2026-31.01.2027 döneminde uygulanacak Kamu İhale Tebliği (Tebliğ No: 2026/1) uyarınca 4734 sayılı Kanunun 21/f bendi kapsamındaki parasal limit 3.406.508 TL’dir. Aynı dönemde 22/d doğrudan temin limiti büyükşehir belediyesi sınırları dahilindeki idareler için 1.021.827 TL, diğer idareler için 340.391 TL’dir. Bu tutarlar KDV hariç değerlendirilir ve her yıl güncellenir.
4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (ı) bendi uyarınca, 21 ve 22 nci maddelerdeki parasal limitler dahilinde yapılacak harcamaların yıllık toplamı, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulan ödeneklerin yüzde 10’unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadıkça aşamaz. Bu nedenle festival alımları yalnızca tek dosya limiti yönünden değil, yıllık toplam limit ve ödenek kontrolü yönünden de izlenmelidir.
Bu bölümde yer verilen 21/f ve 22/d parasal limitleri, 01.02.2026-31.01.2027 dönemi için geçerlidir. Sonraki yıllarda bu tutarlar 4734 sayılı Kanunun 67 nci maddesi uyarınca güncelleneceğinden, festival ve konser harcamalarında her işlem tarihinde yürürlükte bulunan güncel Kamu İhale Kurumu parasal limitleri esas alınmalıdır.
C-Doğrudan temin: ihale usulü değil, istisnai temin yöntemidir
Doğrudan temin, 4734 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde sayılan ihale usullerinden biri olmayıp, Kanunun 22 nci maddesinde düzenlenen istisnai bir ihtiyaç temin yöntemidir. Bu nedenle ilan, teminat ve klasik ihale komisyonu şartlarının aranmaması; idareyi rayiç fiyat araştırması, ihtiyaç gerekçesi, harcama belgeleri, piyasa gerçekliği, yasaklılık kontrolü ve sorumluluk zinciri bakımından serbest bırakmaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin doğrudan temine ilişkin içtihatlarında da doğrudan teminin 4734 sayılı Kanun bakımından ihale usulü niteliğinde olmadığı vurgulanmaktadır. Bu ilke, ceza hukuku bakımından önemlidir: Doğrudan temin yoluyla yapılan alımlardaki usulsüzlükler, somut olayın niteliğine göre 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi kapsamında “ihaleye fesat karıştırma” suçunu oluşturmayabilir; ancak belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, edimin ifasına fesat karıştırma, kamu zararı veya disiplin sorumluluğu yönünden ayrıca değerlendirme yapılabilir.
D-22/a ve 22/b kapsamında sanatçı temini
Konser hizmetlerinde 4734 sayılı Kanunun 22/a veya 22/b bentlerinin kullanılıp kullanılamayacağı uygulamada tartışmalıdır. Belirli bir sanatçının bizzat icrasının teknik, sanatsal veya münhasır nitelik taşıması 22/a kapsamında; sanatçının belirli bir temsilci, menajerlik şirketi veya hak sahibi aracılığıyla temin edilebilmesi ise 22/b kapsamında tartışılabilir. Ancak idarenin belirli bir sanatçıyı tercih etmesi tek başına 22/a veya 22/b uygulanmasını haklı kılmaz. Münhasırlık, temsil yetkisi, sanatçı onayı, menajerlik ilişkisi, fiyatın rayiçliği ve hizmetin kapsamı somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
Doğru uygulama, sanatçıya özgü münhasır edim ile rekabete açık teknik organizasyon hizmetlerini ayrıştırmaktır. Sahne, ses, ışık, led ekran, jeneratör, güvenlik, temizlik, tanıtım, alan düzenleme ve benzeri hizmetler kural olarak birçok firma tarafından sağlanabilir. Bu hizmetlerin yalnızca sanatçı temini gerekçesiyle aynı firmadan ve rekabetsiz alınması, 4734 sayılı Kanunun 5 inci maddesindeki rekabet ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırılık riski taşır.
E-4735 sayılı Kanun ve sözleşme yönetimi
Festival organizasyonlarında sözleşme yönetimi en az ihale usulü kadar önemlidir. Sözleşmede işin kapsamı, tarihleri, teknik şartname, sanatçı listesi, sahne ve teknik ekipman özellikleri, iptal/erteleme halleri, mücbir sebep, yüklenicinin sorumlulukları, cezai şartlar, hakediş düzeni, muayene-kabul esasları, fesih hükümleri ve eksik/ayıplı ifa halinde uygulanacak yaptırımlar açık yazılmalıdır.
Açık hava etkinliklerinde güvenlik, hava koşulları, toplumsal olaylar, sanatçı iptali, teknik arıza ve organizasyon eksiklikleri gibi riskler sık görülür. Bu risklerin sözleşmede kamu menfaatini koruyacak biçimde düzenlenmemesi; iptal edilen veya kısmen gerçekleştirilen etkinliklere tam ödeme yapılması, yüklenici sorumluluğundaki giderlerin belediye tarafından üstlenilmesi veya sözleşme dışı ödeme yapılması sonucunu doğurabilir. Bu haller kamu zararı ve sorumluluk riski doğurur.
VII-MAHALLİ İDARELER HARCAMA VE MUHASEBE MEVZUATI BAKIMINDAN BELGE DÜZENİ:
Festival harcamalarında sadece ihale mevzuatına uygunluk yeterli değildir. Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, ödeme emri belgesi düzeni, kanıtlayıcı belgeler, bütçe tertipleri, ekonomik kodlar, taşınır kayıtları ve muhasebeleştirme süreçleri de ayrıca incelenmelidir.
Denetimde aranması gereken asgari belge seti şunlardan oluşmalıdır: ihtiyaç gerekçe raporu, stratejik plan/performans programı bağlantısı, bütçe ödeneği ve tertip uygunluğu, harcama talimatı, yaklaşık maliyet cetveli, piyasa fiyat araştırması, ihale veya temin usulü gerekçe notu, ihale işlem dosyası, sözleşme, teknik şartname, teslim/ifa belgeleri, muayene-kabul tutanakları, hakedişler, faturalar, ödeme emri belgesi, varsa sponsor/bağış gelirlerine ilişkin belgeler, etkinlik sonrası sonuç raporu ve kamu yararı değerlendirmesi.
Bütçe tertibi bakımından festivalin niteliği doğru belirlenmelidir. Kültür-sanat etkinliği, temsil-ağırlama, tanıtım, hizmet alımı, mal alımı, ikram, basılı materyal veya taşınır alımı niteliğindeki kalemlerin doğru ekonomik ve fonksiyonel kodlara kaydedilmesi gerekir. Yanlış tertip kullanımı, harcamanın mahiyetini gizleyebilir ve denetimde usulsüzlük riski doğurabilir.
VIII-SPONSORLUK, BAĞIŞ, BELEDİYE ŞİRKETLERİ VE DOLANMA RİSKİ:
Festival ve konser organizasyonlarında sponsorluk, bağış, belediye şirketi, iştirak, dernek, vakıf veya protokol modelleri uygulamada sık kullanılmaktadır. Bu modeller tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak belediyenin doğrudan yapamayacağı veya tasarruf/ihale baskısı nedeniyle yapmak istemediği giderleri belediye şirketi, sponsor, dernek, vakıf veya organizasyon firması üzerinden yaptırması; kamu harcama sistemini dolanma riski doğurur.
Sponsorluk veya bağış gelirleri belediye bütçe ve muhasebe düzeni içinde şeffaf biçimde izlenmelidir. Şartlı bağışlarda belediye meclisi kararı, şartsız bağışlarda belediye başkanının yetkisi, gelir kaydı, harcama amacı, karşılıklılık ilişkisi ve kamu yararı açıkça gösterilmelidir. Sponsorun etkinlik üzerindeki görünürlüğü, belediye hizmetinin özel kişi veya firmaya haksız tanıtım/menfaat sağlama aracına dönüşmesine yol açmamalıdır.
Sponsor veya bağış yoluyla temin edilen kaynaklar belediye adına kabul edilmişse, bu kaynaklar belediye bütçe ve muhasebe sistemi dışında tutulamaz. Gelir kaydı, yetkili organ kararı, şartlı/şartsız bağış ayrımı, harcama amacı ve harcama süreci mevzuata uygun şekilde işletilmelidir. Sponsorluk veya bağış modeli, ihale, bütçe, muhasebe ve tasarruf tedbirleri bakımından dolanma aracı olarak kullanılamaz.
Belediye şirketleri üzerinden festival organizasyonu yaptırılması halinde şirketin özel hukuk tüzel kişisi olması, kamu kaynağı ve belediye hizmeti niteliğini tamamen ortadan kaldırmaz. Belediye şirketinin ihale mevzuatına tabi olup olmadığı somut statüsüne göre ayrıca değerlendirilir; ancak belediye bütçesinden şirkete aktarılan kaynaklar, hizmet alımı, protokol veya sermaye/avans ilişkisi adı altında denetim dışına çıkarılamaz. 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesinin beşinci fıkrasında kamu kurum veya kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ve kooperatifler adına yapılan alım-satım veya kiralamalara fesat karıştırılması halinde de hükmün uygulanabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle belediye şirketi veya iştirak modeli, ihale ve ceza hukuku riskini ortadan kaldıran bir güvenli alan olarak görülmemelidir.
IX-TELİF, VERGİ, SGK VE SANATÇI SÖZLEŞMELERİ YÖNÜNDEN EK DENETİM ALANLARI:
Festival ve konser harcamalarında yalnızca ihale bedeli değil; sanatçı sözleşmesi, menajerlik yetkisi, telif/hak sahipliği, stopaj, KDV, damga vergisi, SGK yükümlülükleri, yabancı sanatçı ödemeleri, sahne performans sözleşmeleri ve meslek birlikleriyle ilişkiler de incelenmelidir. Sanatçının bizzat icrası, temsil yetkisi ve menajerlik belgesi birbirinden ayrılmalıdır. Belediyenin sözleşme yaptığı firmanın sanatçıyı getirme, sahneye çıkarma ve ödeme alma yetkisi açıkça belgelenmelidir.
Telif ve icra hakları bakımından etkinlikte kullanılacak müzik, sahne performansı, kayıt, yayın, canlı yayın, sosyal medya paylaşımı ve görsel kullanım hakları sözleşmede düzenlenmelidir. Vergi ve SGK yönünden ödeme yapılan kişinin gerçek kişi, serbest meslek erbabı, şirket, menajerlik ajansı veya yabancı mukim olması durumuna göre belge, tevkifat, KDV, stopaj ve damga vergisi yükümlülükleri ayrıca kontrol edilmelidir. Bu alanlardaki eksiklikler, ihale dosyası usulüne uygun olsa dahi mali risk doğurabilir.
X-SAYIŞTAY RAPORLARI VE KARARLARI IŞIĞINDA SOMUT RİSK ALANLARI:
A-Denetim raporu ile yargısal karar ayrımı
Sayıştay düzenlilik denetim raporlarında yer alan bulgular, belediyeler bakımından denetim yaklaşımını ve risk alanlarını gösterir; ancak tek başına tazmin hükmü veya kesin yargısal karar niteliğinde değildir. Buna karşılık Sayıştay daire kararları, somut dosya, savunmalar, deliller ve Sayıştay yargılama süreci kapsamında kamu zararı ve sorumluluk yönünden yargısal değerlendirme içerir. Bu nedenle rapor bulguları ile Sayıştay daire kararları aynı hukuki nitelikte sunulmamalıdır.
B-Bursa Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı denetim raporu
Sayıştayın Bursa Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı düzenlilik denetim raporunda, 2021/14 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesinin yayım tarihinden sonra çeşitli festival ve organizasyonlar için hizmet alımı yapıldığı; ayrıca sosyal etkinliklerde kullanılmak üzere altın, fincan takımı, baskılı kahve, ipek kumaşa baskılı tablo ve muhtarlara saat gibi hediye niteliğindeki taşınır alımlarına değinildiği görülmektedir. Bu örnek, festivalin kendisi kadar festival çevresindeki hediye, ikram, tanıtım ve protokol kalemlerinin de denetim konusu olduğunu göstermektedir.
C-Antalya Büyükşehir Belediyesi 2023 yılı denetim raporu
Sayıştayın Antalya Büyükşehir Belediyesi 2023 yılı düzenlilik denetim raporunda, yüksek tutarlı “Antalya Büyükşehir Belediyesi 2023 Yılı Festivalleri Organizasyonu” işi bakımından farklı festival organizasyonlarının tek paket içinde ihale edilmesi ve sözleşme sürecine ilişkin hususlar eleştirilmiştir. Aynı raporda “Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali Organizasyon Hizmet Alımı” işinde, sözleşme imzalanan isteklinin iş deneyimi belgesinin idari şartnamede belirlenen benzer iş kriterlerine uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Bu örnek, festival ihalelerinde benzer iş tanımının ve yeterlik değerlendirmesinin şekli değil, işin gerçek niteliğine uygun yapılması gerektiğini göstermektedir.
D-Konser hizmetlerinde fazla ödeme ve kamu zararı
Sayıştay 5. Dairesinin 15.11.2022 tarihli ve 567 sayılı kararında, konser hizmeti karşılığında sözleşmede belirtilen tutarın dışında ödeme yapılması ve ödeme süreci nedeniyle belediyenin ilave mali külfet altına sokulması 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi bağlamında değerlendirilmiştir. Kararın festival harcamaları bakımından verdiği temel mesaj şudur: Konser veya festival hizmeti belediye görev alanı bakımından kural olarak bütünüyle yasak değildir; sorun, sözleşme bedeli dışına çıkılması, edim alınmadan veya eksik edime rağmen ödeme yapılması, faiz/protokol/ek külfet doğuracak kötü ödeme yönetimi ve kamu kaynağında eksilmeye neden olunması halinde ortaya çıkar.
E-Hediye niteliğindeki alımlar ve tasarruf tedbirleri
Sayıştay karar ve raporlarında belediye bütçesinden yapılan hediye niteliğindeki alımlar, temsil-ağırlama ve tören giderleri çerçevesinde somut olayın niteliğine göre değerlendirilmiştir. 2021/14 sayılı Genelge döneminde verilen bazı kararlarda hediye niteliğindeki altın alımlarının tasarruf tedbirleri ve kamu kaynaklarının kullanımı bakımından hukuka uygun olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. 2024/7 sayılı Genelge döneminde bu hassasiyet daha da artmıştır. Festival bağlamında protokole, davetlilere, katılımcılara veya belirli gruplara hediye verilmesi; promosyon, ajanda, takvim, plaket, eşantiyon ve yiyecek-içecek paketi gibi kalemlerin dağıtılması, yalnızca “festival kapsamında yapıldı” denilerek meşrulaştırılamaz.
XI-YARGITAY İÇTİHATLARI IŞIĞINDA CEZA HUKUKU BOYUTU:
A-5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi bakımından ihaleye fesat karıştırma riski
Festival ve konser harcamalarındaki her ihale mevzuatı aykırılığı, otomatik olarak 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturmaz. 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi bakımından öncelikle ceza hukuku anlamında bir ihale süreci bulunmalı; ayrıca kanunda sayılan seçimlik hareketlerden birinin somut delillerle gerçekleştiği ortaya konulmalıdır. Hileli davranışlarla yeterliğe sahip kişilerin ihaleye katılmasının engellenmesi, yeterliğe sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasının sağlanması, tekliflere veya gizli kalması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasının sağlanması, cebir/tehdit veya hukuka aykırı davranışlarla katılımın engellenmesi ya da isteklilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için anlaşması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Bu nedenle denetimde yalnızca “rekabet az oldu”, “tek firma teklif verdi”, “yaklaşık maliyet yüksek”, “iş paketlendi” veya “aynı firma sürekli iş aldı” gibi tespitler, tek başına 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi sonucuna götürülmemelidir. Bu tespitler ihale hukuku ve mali sorumluluk yönünden önemlidir; ancak ceza hukuku bakımından hile, anlaşma, gizli bilgi paylaşımı, rekabeti engelleme, yeterlik dışı isteklinin kabulü veya fiyatı etkileme gibi somut ve delillendirilebilir fiiller aranmalıdır.
B-Doğrudan temin ve 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi ilişkisi
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27.03.2024 tarihli, E.2021/13040, K.2024/3484 sayılı kararında, doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen işlerdeki usulsüzlükler bakımından doğrudan teminin ihale usulü olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşmayacağı; somut olayın şartlarına göre edimin ifasına fesat karıştırma veya görevi kötüye kullanma hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği yönünde hukuki ayrım yapılmıştır. Bu içtihat, festival harcamalarında 22/d veya diğer doğrudan temin bentleri kullanıldığında ceza hukuku nitelendirmesinin dikkatli yapılması gerektiğini göstermektedir.
Doğrudan temin yoluyla festival bağlantılı alımlarda usulsüzlük bulunması, idari veya mali sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Limit aşımı, yapay bölme, piyasa fiyat araştırmasının gerçek dışı yapılması, rayiç bedelin üzerinde ödeme, edimsiz ödeme, sahte belge veya çıkar ilişkisi tespit edilirse, somut olaya göre kamu zararı, disiplin sorumluluğu, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, zimmet, rüşvet veya edimin ifasına fesat karıştırma gibi farklı hukuki sonuçlar gündeme gelebilir. Ancak doğrudan temin sırf adı nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi kapsamına sokulmamalıdır.
C-5237 sayılı Kanunun 236 ncı maddesi bakımından edimin ifasına fesat karıştırma riski
Festival organizasyonlarında 5237 sayılı Kanunun 236 ncı maddesi bakımından risk, ihale sürecinden çok sözleşmenin ifası ve kabul aşamasında ortaya çıkar. Etkinlik hiç yapılmadığı halde yapılmış gibi ödeme yapılması, kısmen yapılan hizmetin tam yapılmış gibi kabul edilmesi, teknik şartnamede belirtilen sahne/ses/ışık/ekipman özelliklerinin sağlanmamasına rağmen tam ödeme yapılması, sanatçının sahneye çıkmaması veya farklı içerikle hizmet verilmesine rağmen edim tam alınmış gibi kabul yapılması, yüklenici sorumluluğundaki eksikliklerin belediyece karşılanması veya muayene-kabul işlemlerinin gerçeğe aykırı düzenlenmesi bu kapsamda incelenebilir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin anılan 2024 tarihli kararında edimin ifasına fesat karıştırma bakımından “kabul” işleminin niteliği üzerinde durulması, festival harcamaları yönünden de önemlidir. Denetimde, hangi iş için hangi kabul sisteminin uygulandığı, muayene-kabul komisyonunun hangi tutanakları düzenlediği, teknik raporların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ve ödemenin hangi kabul işlemine dayandığı somut biçimde araştırılmalıdır.
D-Ceza hukuku bakımından ihtiyatlı sonuç
Festival harcamalarında ceza hukuku değerlendirmesi yapılırken idari usulsüzlük, kamu zararı ve suç unsurları birbirine karıştırılmamalıdır. Her ihale aykırılığı suç değildir; her yüksek bedel kamu zararı değildir; her doğrudan temin usulsüzlüğü 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi kapsamındaki “ihaleye fesat” değildir. Ancak somut dosyada hile, anlaşma, gizli bilgi paylaşımı, rekabeti engelleme, edimsiz ödeme, gerçeğe aykırı kabul, sahte belge veya kamu görevlisinin menfaat ilişkisi tespit edilirse, 4483 sayılı Kanun, 3628 sayılı Kanun, 5237 sayılı Kanunun 235, 236 ve 257 nci maddeleri ile diğer ilgili hükümler bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
XII-FESTİVAL HARCAMALARINDA HUKUKA UYGUNLUK İÇİN DENETİM KRİTERLERİ:
1-Görev ve yetki bağı: Etkinlik 5393 veya 5216 sayılı Kanunda yer alan kültür, sanat, turizm, tanıtım, gençlik, spor, sosyal hizmet veya yerel ekonomik gelişme görevleriyle ilişkilendirilmelidir.
2-Mahalli müşterek ihtiyaç: Etkinlik, beldenin veya büyükşehir ölçeğinde ilin ortak kültürel, sosyal, turistik veya ekonomik ihtiyacına hizmet etmelidir.
3-Stratejik plan ve performans programı bağlantısı: Etkinlik belediyenin stratejik hedefleri ve performans göstergeleriyle ilişkilendirilmelidir.
4-Bütçe ve ödenek uygunluğu: Harcama için bütçede ödenek bulunmalı; doğru ekonomik ve fonksiyonel kod kullanılmalı; ödenek üstü harcama yapılmamalıdır.
5-Tasarruf tedbirleri uygunluğu: 2024/7 sayılı Genelge kapsamında hediye, yemek, gezi, lüks ağırlama, gereksiz tanıtım ve ihtiyaç dışı alım kalemleri ayıklanmalıdır.
6-İhale/temin yöntemi uygunluğu: Yaklaşık maliyet, işin niteliği ve parasal limitler dikkate alınarak açık ihale, belli istekliler arasında ihale, pazarlık usulü veya doğrudan temin seçimi hukuken gerekçelendirilmelidir.
7-Piyasa rayici: Sanatçı kaşesi, teknik organizasyon, sahne/ses/ışık, tanıtım ve diğer hizmetler için gerçekçi piyasa araştırması yapılmalıdır.
8-Rekabet ve paketleme: Bağımsız nitelikteki işler rekabeti daraltacak şekilde paketlenmemeli; tek bir ihtiyaç ise limit altında kalmak için parçalanmamalıdır.
9-Sanatçı temini: Münhasırlık, temsil yetkisi ve fiyatın rayiçliği belgelendirilmeli; sanatçı edimi ile teknik organizasyon hizmetleri ayrıştırılmalıdır.
10-Sözleşme güvenliği: İptal, erteleme, mücbir sebep, eksik ifa, cezai şart, hakediş ve muayene-kabul hükümleri kamu menfaatini koruyacak şekilde düzenlenmelidir.
11-Kabul ve ödeme: Edim alınmadan, eksik/ayıplı edime rağmen veya sözleşme dışı ödeme yapılmamalıdır.
12-Sonuç değerlendirmesi: Etkinlik sonrası katılımcı sayısı, ekonomik katkı, turistik etki, sponsor geliri, belediye bütçesine net yük ve kamu memnuniyeti raporlanmalıdır.
XIV-HUKUKİ SONUÇ:
Belediyeler, mahalli müşterek nitelikteki kültürel, sanatsal, turistik ve tanıtım amaçlı ihtiyaçları karşılamak üzere festival, konser, şenlik, fuar ve kültür-sanat etkinliği düzenleyebilir. Bu sonuç, Anayasanın 127 nci maddesi, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 ve 60 ıncı maddeleri, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun ilgili hükümleri ve Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ile uyumludur.
Ancak bu yetki, belediye bütçesinden sınırsız festival veya sanatçı harcaması yapılabileceği anlamına gelmez. 2026 yılı itibarıyla her festival harcaması; 5018 sayılı Kanunun etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun kaynak kullanımı ilkesi; 4734 sayılı Kanunun rekabet, saydamlık ve kaynakların verimli kullanılması ilkesi; 4735 sayılı Kanunun sözleşme güvenliği; Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği ve Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği; 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin tasarruf hükümleri; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun denetim ve yargılama çerçevesi ile birlikte değerlendirilmelidir.
Denetime en dayanıklı yaklaşım festivali bütünüyle yasaklamak değil; festival harcamasını ölçülü, belgeli, şeffaf, rekabetçi, rayiç bedelle uyumlu, tasarruf tedbirlerine uygun ve sonuçları ölçülebilir hale getirmektir. Mahalli müşterek ihtiyaç bağı kurulamayan, bütçe ve ödenek ilişkisi zayıf olan, ihale yöntemi gerekçelendirilmeyen, sanatçı temini ile teknik organizasyonu ayrıştırmayan, hediye/ikram/protokol ağırlama kalemlerini tasarruf tedbirlerine rağmen sürdüren ve etkinlik sonunda kamu yararını ölçmeyen belediye harcamaları hukuki ve mali sorumluluk doğurma riski taşır.
Ceza hukuku bakımından ise festival harcamalarındaki her aykırılık 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesinde yer alan “ihaleye fesat” veya 236 ncı maddesinde yer alan “edimin ifasına fesat” sonucuna götürülmemelidir. İhaleye fesat karıştırma için ceza hukuku anlamında bir ihale süreci ve kanunda sayılan seçimlik hareketlerin somut delillerle gerçekleşmesi gerekir. Doğrudan temin, ihale usulü olmadığından 5237 sayılı Kanunun 235 inci maddesi bakımından ayrıca dikkatli değerlendirilmelidir. Buna karşılık edim alınmadan ödeme, gerçeğe aykırı kabul, sahte belge, çıkar ilişkisi, rekabeti engelleyici anlaşma veya kamu kaynağında haksız eksilme tespit edilirse, mali sorumluluğun yanında ceza hukuku ve disiplin hukuku boyutu da ayrıca ele alınmalıdır.
Bu minvalde; belediyeler, mahalli müşterek nitelikteki kültürel, sanatsal, turistik ve tanıtım amaçlı ihtiyaçları karşılamak üzere festival ve konser düzenleyebilir. Ancak bu kapsamda yapılacak her harcama açık görev ve gider dayanağına, yeterli ödeneğe, doğru bütçe tertibine, rekabetçi ve hukuka uygun ihale/temin yöntemine, gerçekçi rayiç bedel araştırmasına, 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri Genelgesine uygunluğuna, sözleşme ve kabul hükümlerine, ölçülü maliyet anlayışına ve etkinlik sonrası kamu yararı değerlendirmesine dayanmalıdır. Aksi halde söz konusu harcama; tasarruf tedbirlerine aykırılık, ihale mevzuatına aykırılık, kamu zararı, disiplin/idari sorumluluk, Sayıştay bulgusu veya somut unsurları varsa ceza hukuku sorumluluğu riski doğurabilir.
Belediyeler bakımından hukuka uygunluk değerlendirmesi, etkinliğin adından veya kamuoyundaki algısından değil; harcamanın kanuni dayanağı, mahalli müşterek ihtiyaçla ilişkisi, bütçe ve ödenek bağlantısı, ihale/temin yöntemi, rayiç bedel tespiti, sözleşme ve kabul işlemleri, tasarruf tedbirlerine uygunluğu ve etkinlik sonunda elde edilen kamu yararının belgelendirilebilirliği üzerinden yapılmalıdır.
KAYNAKÇA VE HUKUKİ DAYANAKLAR:
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m.127.
2. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, özellikle m.8, m.32, m.33 ve m.71.
3. 5393 sayılı Belediye Kanunu, özellikle m.14, m.18, m.38 ve m.60.
4. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, özellikle m.7 ve m.24.
5. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, özellikle m.5, m.17, m.18, m.21, m.22, m.62/(ı) ve m.67.
6. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu.
7. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu.
8. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, özellikle m.235, m.236 ve m.257.
9. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun.
10. 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu.
11. Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği.
12. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği.
13. Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği.
14. Kamu İhale Genel Tebliği ve Kamu İhale Tebliği (Tebliğ No: 2026/1) parasal limitleri.
15. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi, İçişleri Bakanlığı 25.04.1984 tarihli onayı.
16. 30.06.2021 tarihli ve 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi; 17.05.2024 tarihli ve 2024/7 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmıştır.
17. 17.05.2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesi.
18. Kamu İhale Kurumu, 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi hakkında duyuru.
19. Sayıştay Başkanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi 2021 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu.
20. Sayıştay Başkanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi 2023 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu.
21. Sayıştay 5. Dairesi, 15.11.2022 tarihli ve 567 sayılı karar; konser hizmetinde sözleşme bedeli/fazla ödeme/kamu zararı değerlendirmesi.
22. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 27.03.2024 tarihli, E.2021/13040, K.2024/3484 sayılı karar; doğrudan temin, TCK 235, TCK 236 ve TCK 257 ayrımı.
23. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin doğrudan teminin ihale usulü olmadığına ve TCK 235’in uygulanma şartlarına ilişkin kararları.
Bedrettin AYDIN
İçişleri Bakanlığı Başkontrolörü







